Dr. Kringo uyarmıştı!!! “Savaş asıl şimdi başlıyor..!”

“01.12.2021 tarihli yazım;”

Sevgili Z kuşağı size de merhaba; klavye kahramanları sizlere de merhaba, sevgili Mansur’cular, Eko’cular, IP’ciler sizlere de kucak dolusu sevgiler…

Her gün hükümet kurup indiren, evde oturup çayını içerken “memleket bitmiş” diyen, ama akşamına dolarını altınını sayan, bankadaki parasına bir şey olur mu acep korkusuyla yaşayan, dolar altın ve benzeri emtialar yükseldikçe aç edebiyatı yapıp arkadaşına dostuna verdiği emaneti her gün isteyip yalan yere “ev aldım eksiğim var, araba aldım dolarla borcum var…” falan filan bin bir yalan dizen, ülkemin yalan ve çıkar ufku yüksek insanları sizlere de merhaba…

Adına “millet ittifakı” denen, aslında Simon ittifakının mensubu siyasetçilerimiz sizleri unutur muyum hiç? Bütün Avrupa, PKK sempatizanları, hatta Murat Karayılan denen zevat bile umudu sizde görmüşken, bu kadar düşmanın umudu olan sizleri unutmak ne mümkün değil mi ama? Ha bu arada ince kirli sakallı, mini sermayeli, kendine “ak gençlik” diye STK’laşmalara giden, aslında gerçekten siyasi davasına gönül vermiş beklentisiz gençliğe rağmen sürekli vakıf kurarak “bir olalım devletten iş alalım” diye ortalıkta cirit atan, aslında içi boş davul arkadaşlar sizlere de merhaba.. Dikkat edin aman ha pudra kullanmayın sakın sizlere de sevgilerimi sunuyorum..

Sizler bir tez olarak oluşturuldunuz. Karşınıza anti tez olarak Z kuşağı denen isyancı mutsuz tatminsiz bir kuşak oluşturdular. Hani siz sözüm ona babalarınız abileriniz il ilçe teşkilatlarında ya, sizlerde de tabi bu işin vizyonu olmalı. Nedir bu vizyon? Vakıf, STK gibi oluşumlar ne yapacaksınız? O şatafatlı ofislerinizde marka pantolonlarla marka saatler, son model arabalarla değirmene su mu taşıyacaksınız? Ah be yavrularım sizlerin hiç suçu yok biliyor musunuz? Bu Z kuşağı denen çocuklarımızın da hiç suçu yok. Her siyasi oluşumda şakşakçı insanlar vardır. İşleri yıkama yağlama, sorsan neden yapıyorsun diye işte çocuklarımız kurtulsun iş insanı olsun, bir ihale alsın bir baltaya sap olsun misali fedakâr baba rolüne girersiniz…

Neyse hadi sizlere de bir selam göndereyim gönlünüz kalmasın..

Ben yine de çayım sigaram bitmeden yazmak istedim sizlere. Yarınlarda olacakları, bugün yaşananların neden yaşandığını… Siz gardınızı ona göre alın…

Yahu bırakın benim kim olduğumu, delinin biri deyip geçin. O kısımdan ben bilememişim kim olduğumu, size var ya size anlatmak çok zor iş… Kusura bakmayın ama öyle yani.. Neyse tamam.. Başlıyorum şimdi… İyi okuyun bakın darılırım.. Sonra keserim yazmayı valla kalırsınız ortada ne yapacağız diye……

Dünyada planlamaları metasoflar yapar. Şimdi “metasof” nedir derseniz şöyle izah edeyim. Tabi Kaan Usta kızma yani anlatayım biraz.. Metasof, tüm alemi nizamda yer ve gök ilimlerinin aksı’dır. Nizamı alemde döngüsel hareketler, evrende toplumlar ve milletler üzerinde hissiyatsal aksettirir. Burada asıl ilim ruhu tanımlar. Evrensel döngülerde toplumların ortak hissiyatları oluşur, yani anlayabileceğiniz şekilde anlatayım. Bazı, metasofi ilmi örnek ülkemiz üzerinde döngüsel dönüşümlerde aynı hissiyatı oluşturur bunu da size şöyle aksettireyim.. Örnek olarak anlatayım; kasım ayı içerisinde güneşin ısı ve ışık değişimi kaygı bozukluğu oluşturur bu ortak hissiyattır. 2021 yılı kasım ayı evrensel hareketlilik bu yöndedir. Duygusallık ve karamsarlık üzerinedir.. Bunu yıllar önce bilen metasoflar, tabi bunlar ilmi şeytani kullanan kitledir;  bunlar yıllar öncesinden kurgulamışlardır kaygı bozukluğu güvensizlik kaostik ruh hali ne yapılır. Bu durumda tabi ki tüm toplum üzerinde olumsuzluk bırakacak eylemler yaparlar. İşte benim foncular dediğim simon çocukları var ya, hemen operasyonlar çekerler. Bu toplumsal reflekstir..

İnsan özgür bir canlı değildir aslında, yüce Allah müthiş bir düzenle yaratmıştır nizamı. Alemde hiçbir canlı, bu insan olsun bitki olsun ya da hiçbir yıldız hiçbir gezegen bir birinden bağımsız değildir. Tamamen bir etkili dönüşüm mevcuttur. Bu nedenle, hani eskiden şöyle bir söz dolanırdı “üst akıl” diye; işte o üst akıl dediğiniz zümre bu ilim üzerine hesaplamalar yapar… Buraya kadar yeterli anlatımım metasofi için .. Kaan Usta kızar sonra… Mesud, İhsan.. Kızdırmayayım bu ekibi …

Şimdi bu metasofların 3. dünya savaşı planını açıklayayım sizlere…

Küresel çetenin tek bir devleti milleti falan yoktur bunlar için bütün devletler müşteridir, paradır.. Ama artık gelişen teknoloji, sanal sanayi devrimi derken dünya nüfusu onlar için kayıp gibi görünmeye başladı. Bu nedenle en güçlü silah böyle bir çağda tabi ki virüs senaryosu idi.. Plandemi 3-4 ayaklı bir planlama içeriyordu. Neydi bu planlama? Birincisi henüz daha oyun sahnelenmeden tüm dünyada ilaçları toplattılar. Virüs dediler, evet vardı ama insanda grip gibi bir virüstü. İnsan bağışıklık sistemi bunu yenerdi. İlaçlar toplatıldıktan sonra ekranlarda virüsten ölen insanları göstermeye başladılar. Durup dururken pat diye ölen can çekişen insanları, durakta otobüs beklerken aniden coronadan ölüyor falan.. Sonra hemen ekranlardan sıyrıldı bu iş, daha farklı metoditmalar geliştirildi. Nefes darlığı gibi gibi hatta benim ülkemde bile koahdan vefat eden, kanserden vefat eden insanlara bile ölüm sebebi covid denildi. Dosyalarına bu şekil geçti durum..

Sonra sosyal ve fiziki mesafeler koydular insanların arasına. Düşünsenize kurguya bakın aynı apartmanda kalan insanlar dışarı çıkarken yukarıdaki komşusunun indiğini görünce hemen kapıyı kapattı, müthiş bir planlama kapıyı kapatana kızmıyorum sakın yanlış anlaşılmasın o da kendince haklı ama insanı insandan uzaklaştırdılar, tiksindirdiler.. Sonra ne oldu? Hiçbir dinde yeri olmayan ayrılığın dramı arabeski yaşandı tüm dünyada. İnsanlara avuç dolusu ilaçlar kullandırıldı ve sorgulanmadı bile. Hekimler camiası ikiye bölündü; bir kısım her gün ekranlarda cirit atarken, inanın derdi bilgilendirmek falan değil kalite artırmak, hiçbir bilimsel verisi olmayan açıklamalar ardı ardına geldi. Hatta ekranların tanınan yüzlerinden olan bir doktor, bir gün maske hiç bir işe yaramaz deyip ikinci gün sopadan geçmiş gibi maskeyi ikiye çıkarın dedi..

Hey gidi dünya hey.. Tamam hızlıca geçiyorum.. Hani dedim ya üç dört ayaklı bir planlamaydı bu diye.. Amaç tabi ki kaos.. Tüm dünyada oluştu ekonomik gerileme.. İnsanın insandan kaçması, kaçtı… Hedef dinsel ve kültürel değerleri sarsmak, sarstılar mı evet oda tuttu. Sonra tüm dünyada insanları evlere hapsedip toplumsal psikolojiyi bozup, devletlerine isyan etmelerini, yani devlet otoritelerini sarsmak… Sarstılar mı? Evet ama istedikleri gibi olmadı.

Eğer ülkemde ve dünyada onurlu cesur hekimler olmasaydı, bunun küresel bir oyun olduğunu bu topluma anlatmasaydı şuan dünya yangın yerine dönmüştü.. Ha dönmeyecek mi? Tabi ki dönecek..

İşin diğer bir ayağı neydi? Yaşlı nüfustan kurtulmak; başka bir ayağı neydi bakın bunun provası yapıldı, tüm dünyada devlet kurumlarını dijitalleştirmek.. Kamu binalarından ve onların oluşturduğu yükten kurtarmak.. Olacak mı? Tabi ki olacak. Okulları dijitalleştirmek.. Yapıldı mı provası? Yapıldı.. Bunlar yapılan provalardı..

Yani efendiler bunların açık ayan beyan sözleri var; “yeni dünya düzeni” diye.. Ezginin birinde şöyle bir söz var.. Atom ve hidrojen hep barış için diye… Provalar bitti, bir tutamı yarıda kaldı; hangi tutam yarıda kaldı? Tabi ki halklar ile devletlerin savaşı! Karşı karşıya getirmek bir yandan evlere mahkûm edip diğer bir yandan isyan ettirmek şuna benziyor.. Çoban kuzuyu kesiyor, kurtla yiyor sonra da oturup ağlıyor ha işte ondan o misal yani …

Dur anlatacağım bey amca, sevgili Z kuşağı, yeni nesil kirli sakallı sözüm ona “ak gençlik”.. (burada Z kuşağı için de diğer taraf için de tabi her iki tarafın bütününü kast etmiyorum) Anadolu’dan Şehr-i İstanbul’a gelip hem İstanbul’da hem memlekette evini damını alan, ama memleket bitti diyen bey amcalar biraderler sabırlı olun da anlatacağım… Siz de heyecan yapmayın gözünü telefon veya tv ekranında doların altının yükselişine diken arkadaşlar siz de sabırlı olun; benimkisi iyi niyet ben lafı ortaya koyarım isteyen alır isteyen almaz… Devam ediyorum arkadaş bir durun ya )

Nerede kaldık? Şimdi bunlar yarım kalan işi bitirmeye niyet etmişler, Avrupa’yı kasıp kavuracaklar; bir de tüm dertleri biz Türkler..

Ne mi yapacaklar? Şöyle izah edeyim. Planlama yeniden kapatma yönünde.. Daha 3,5 kişide görülen yeni varyantları şimdiden kapıları kapatmaya yetti bile, bu ateş devam eder..

Fransa yeni bir seçim sürecine girecek, İtalya’da dengeler değişecek… Almanya keza öyle .

ABD aslında tam çöplük durumda, daha Kaan Bey’in dediği gibi “Cowboy Trump” filmi devam edecek. Aslan parçası bu aralar harıl harıl yapılanma peşinde..

Gelelim güzel ülkeme.. Eko’cular, Mansur’cular.. Çarşafcılar, küçük enişteciler… Yanılacaksınız.. Neden biliyor musunuz? Artık o işler öyle olmuyor; yani dolar çıktı, hükümet istifa, faiz artır falan geçin o işleri, yarınları bekleyin bakın neler neler servis edilecek basına… Bakın kimlere güvendiğinizi göreceksiniz.. Bekleyin görün derim..

Türkiye’de döviz pahalı, orda düğün yapalım edelim falan diye oradan buraya gelip gezip dolaşan arkadaşlar, inanın Avrupa’da 2 yıl daha kalamayacaksınız. Avrupa’nın içine gireceği faşizm akımı sizleri zorunlu göçe mecbur bırakacak.. Not edin bu söylediğimi… Sırtınıza ceketinizi bile alamadan kaçacaksınız…

Türkiye 2023 döngüsüne 2022 ortasında girecektir.. “Börü planlaması” yüzyıllık planlama takır takır işleyecektir.. Bulunduğu coğrafyanın da, dünyanın da en saygın ve güçlü bloğu olacaktır… Silah sanayi, savunma sanayi, tarım sanayi… Çok az kaldı…

Ha şunu da aklınıza yazın. “Türk” tarih boyunca yüzyıllık planlamalar yapar ve saat gibi işler.. İşleyecektir de.. Üç beş “bremen mızıkacıya” bu ülke itibar etmeyecektir.. Hani oturup konuştuğunuz, savunduğunuz arkadaşlara fazla itibar etmeyin.. Acele etmeyin, yanlışın arkasından gitmeyin… Tekrar diyorum, o dolara altına fazla güvenmeyin, hayatlarının en yüksek zirvesindeler.. Ve kartallar avlarını en yükseğe çıkarıp öyle bırakırlar aşağı. Hani bir bakarsınız aralıkta oluk oluk para akışı başlar sonra elinizde patlamasın demedi demeyin….

Neyse aziz kardeşlerim ablalarım.. Sevgi ve hürmet ile selamlıyorum sizleri.. Bir sonraki yazıda görüşmek dileğiyle.. Allah’a emanet olun.

Dr. Kringo

Bu gönderiyi paylaş

Comments (15)

  • İsmail Er

    Tek kelimeyle süper bir yazı ve tespitler…

    25 Aralık 2021 , 12:20
  • Ramazan

    Tek kelimeyle Harika

    23 Aralık 2021 , 18:20
  • Ahmet Can

    Televizyona çıkıp YouTube da seni izlemek özellikle onların izlemesi çok önemli abi seni TVde de görmek istiyoruz…

    22 Aralık 2021 , 00:09
  • Metin Yılmaz

    Allah razı olsun usta

    21 Aralık 2021 , 22:42
  • Emine

    Allah razı olsun, herşey merkezinde ilerliyor çok şükür.

    21 Aralık 2021 , 14:43
  • Yusuf

    Bu arada biz gençlere Z kuşağı demeyin biz Elif nesliyiz.

    21 Aralık 2021 , 08:46
  • Yusuf

    Çok merak ediyorum hiç üşenmeden daha önce yazdığın yazıyı tekrarmi yazdın yoksa kopyala yapıştır mı yaptın?

    21 Aralık 2021 , 08:44
  • Muzaffer bilsin

    Hayırlı akşamın hayırlı gecelerimiz olsun iyiki varsinız bizler yazılarında kendimizi teseli ediyoruz saggilarimla Sabah ola hayır ola

    21 Aralık 2021 , 01:45
  • Eray Kaya

    Buradan yazıyorum Dr. Krinko Kaan Bey, :))
    Hani biri hakkında eleştiri yaparken iki elimizi havaya kaldırıp, işaret ve orta parmaklarımızı 1. boğumlarından bükerek tırnak içinde işareti yapınca, karşınzıdakine örneğin “ayı” dediğinizde, hakaret kabul edilmiyor ama, söyleyeni rahatlatıyor ya! İşte Dr. Krinko’da böyle bir şey, Söyleyemediklerimizi söyleyen, sesziz çığlık Dr. Krinko (Kaan Bey), iyiki varsın. Bu ülkenin böyle bir süper kahramana ihtiyacı vardı. Hoş geldin hayatımıza…
    Sevgi ve saygıyla,

    21 Aralık 2021 , 00:55
    • İlkay

      Kaan bey siz altın alın dediğiniz için biz 2020 başlarında altın aldık. Şimdi de güvenmeyin diyorsunuz.. Altın durumunu daha açık anlatır mısınız. Size güveniyoruz.

      21 Aralık 2021 , 14:06
  • Salih Doğan

    Bana iyi gelen söylediklerini sorgusuzca inandıran tek insansın Kaan abi senin yazılarını okudukça ufkum genişliyor içim rahatlıyor

    20 Aralık 2021 , 23:40
  • Orhan KADIOĞLU

    Bu yazıyı saat kaçta yazdın bilmiyorum ama helal olsun sana. Dolarcılar şokta 😀

    20 Aralık 2021 , 23:36
  • Sadık YILDIZ

    Tam Kaan bey dili ile yazmış Dr kringo. Yanınızdayım..

    20 Aralık 2021 , 23:25
  • Temim

    Abi uzun zamandır seni televizyonda göremiyoruz özlettin senin konuşmaların beni rahatlatıyor en kısa zamanda televizyonda görmek ümidiyle sevgiler saygılar

    20 Aralık 2021 , 23:22

Yoruma kapalı.