Ekonomik Kurtuluş Savaşı İçin Yol Haritası – 3. Bölüm

Değerli canlar,

Ekonomik kriz kelimesini duyup korkanlara kısaca bazı rakamları sergileyerek bulunduğumuz ekonomik durumu sağlıklı değerlendirebilmeleri için katkıda bulunmak istiyorum.

İhracatımız Kasım ayında, bir önceki yılın aynı ayına kıyasla %33,44 oranında artarak 21 milyar 468 milyon dolar olarak gerçekleşmiştir. Bu değer ile tüm zamanların en yüksek aylık ihracat rakamı gerçekleşmiştir. Son 11 ayda 90 binden fazla şirket ihracat yaptı. Türk lirasıyla yapılan ihracat geçen yılın aynı ayına göre %53 arttı ve Türk lirasıyla ihracat yaptığımız ülke sayısı 188 oldu. 11 ayda ihracatın kilogram bazında kıymet değeri %16,7 arttı. İşte tam bu göstergeler üretimdeki katma değerimiz artışını gösteriyor..

30.11.2021 TARİHİ İTİBARİYLE SEKTÖREL BAZDA AYLIK İHRACAT KAYIT RAKAMLARI(1000 $):

 

Şimdi örnek olarak Türk Savunma Sanayinin 2021 yılının ilk 11 aydaki ülkelere göre ihracat rakamlarına bakalım:

 

Evet, yukardaki tabelada görüldüğü gibi 2021 yılı kasım ayı sonuna kadar Amerika Birleşik Devletleri’ne 1 milyar dolar üzerinde savunma sanayi ürünleri ihraç etmişiz. Bu destan yazan savunma sanayimizin ihracata nasıl katkıda bulunduğunu öne seriyor ve bunun önümüzdeki yıllarda ivme kazanarak devam edeceğini biliyoruz.

 

 

Geçmiş 20 yılda Türkiye de sağlam bir ekonomik altyapı oluşturuldu. Türkiye’nin yeni bir ekonomik model ortaya koymasının zamanı geldi. Mevcut durumda, bankacılık ve finans sisteminin sermaye yeterlilik oranları yüksek ve görünümü oldukça güçlü. Finansman ihtiyacını karşılamak için kaynaklar sağlıklı bir şekilde çeşitlendirildi. Katma değeri yüksek üretime odaklanarak hem Ar-Ge harcamalarını artırarak gittikçe daha fazla teknoloji üreterek hem markalar geliştirerek ihracatın rekabet gücü artırılacak. Teşvikler bu yöne aktarılarak cari açığı ivedilikle düşürülme süreci yaşanacak. Böylece Türkiye ekonomisinin yumuşak karnı olan nerdeyse tüm sorunlarının temelinde dış ülkelere karşı verdiği finansman cari açık sorunu olmaktan kurtulacak. Bir de ihracatın ithalatımızı karşılama oranına bakarsak mevcut %101,2 olduğunu ve enerjiyi dahil ettiğimizde %80,1 olduğunu görüyoruz. İşte bu enerji ithalatı Türk ekonomisinin kronik ana cari açık sebebi çok yakın zamanda gittikçe azalacak. Nasıl mı? En geç 2023 yılın başından itibaren Karadeniz’deki kendi doğalgazımızı çıkarmaya başlamamızla kendi ihtiyacımızın üçte birini karşılayacağız. Aslında çok yakında tüm enerji ihtiyacımızı kendimiz karşılayabileceğiz. Bununla ilgili önümüzdeki günlerde kapsamlı bir yazı paylaşacağım. Bunları anlamak yakındaki Ekonomik Bağımsızlığın temellerini kavramak demektir.

Küresel sermayenin hedeflediği toplum üretici yerine tüketici, ahlaklı yerine başıboş ve aydın yerine cahil. Acı tarafı olan da bu hedeflerine gidişatı başarılı yürütüyor. Sahte refah tuzağı halkımızın zihninde başlıyor. Pahalı markalara sahip olarak kendini refah içerisinde hissetmek ve bunlar üzerinden sosyal kanıt aramak ve bu davranışı itibarlı görmek maalesef halkımızın bilhassa genç kısmında yaygın. Anlık mutluluğu uzun vadeli mutluluğa ve refaha tercih ederek geleceğini heba ettiğinin farkında mı bu kişiler? Bilinen şu ki, ne kadar çok dayanabiliyor ve vaz geçebiliyorsanız o kadar daha başarılı oluyorsunuz. Tabi ki şimdi hedonistler yani zevkperestler buna şiddetle karşı gelecektir. Varsın gelsinler! Hayat depar değildir, maratondur! Bu ekonomi içinde geçerlidir. İşte toplumun bu davranışı ithal mallara ve yabancı markalara sürekli talep oluşturuyor. Bu da yerli üretiminin, yerli teknolojinin ve böylece yerli sanayinin önünde büyük bir engel oluşturuyor. Vatanperverlik bu alanda da akıllı olmaktan ve doğru seçimler yapmaktan geçiyor.

Bu ufak tercih değişimleri ve belki de kısa vadeli lüks tüketimden vaz geçebilmek bile bazı kesimlere acı bir reçete gibi gelse de orta vadede meyve verecektir. Daha bugün tüm sosyal medyada aramızda varlığını sürdüren algı ajanları harekete geçmiş ve lüks yabancı bir çikolata markasının marketlerde kilitli kutu içinde satıldığını paylaşmışlar. Sizin amacınız nedir? Yerli markaların aynı boyuttaki çikolatası onda bir fiyata satılıyor haberiniz var mı? Tabi ki var ama hedefiniz güzel insanlarımıza yetersizlik ve korku pompalamak. Ben sizi bilmem ama benim tercihim yerli ürünlerimiz tarafında. Neden on kat daha pahalı yabancı bir markayı tercih ediğim ki?

Ama bu yalnız yeni gireceğimiz çağının doğum sancılarıdır. Yeni doğacak çocuğun adı kendine yetebilen ekonomik bağımsız olan bir Türkiye! Bu doğum Türk Çağının başlangıcıdır. Bu bağımlı bir ekonomiyle mümkün değildir. Şimdi anladınız mı neden o mandacıların yeni ekonomi modeline direndiğini? Sizleri korkutarak umutsuzluğa düşürerek pes ettirmek istiyorlar! Kur onlar için en kolay saldırı aracıdır.

Anlayacağınız bize bedel ödetmek istiyorlar! Bu doğum sancılarına katlanabilirsek ekonomik anlamda bir devrim gerçekleştirecek bu aziz millet. Doğumu veren anne Türk milletidir! Türk milleti aynı doğum veren anne gibi evlat şefkatine sahiptir ve bu çocuğunun doğumu için geçici sancılara dayanır. Hatta bu sancılar ona vız gelir. Her anne bilir ki çocuk doğduğu anda tüm bu çekilen acılar unutulur ve tek kalan his muazzam bir huzurdur.

İşte tüm düşmanlarımız içte ve dışta olsun bizim ne bu huzuru yaşamamızı ne de bu çocuğun doğmasını istemiyorlar. Çünkü huzurlu anne (=millet) ve sağlıklı çocuk (=Yeni bağımsız ekonomiye sahip Türkiye) onların en büyük kâbusu.

Pes etmeyeceğiz! Geri dönmeyeceğiz! Doğmamış çocuğumuzu onların yüzyıllarca bize karşı kullandıkları süngülerine kurban etmeyeceğiz. Hepimiz birlikte bu anneyiz ve çocuğumuzu doğuracağız! Tarihi bir fırsattır bu doğum! Artık çocuk katillerine ne fiilen ne hukuken izin vermeyeceğiz! Önceden de televizyonda anlattım, biz Türkler hem hükümlü hem himmetliyiz!

Tarih, mazisi apaydınlık olan Türklüğün mukadderatı ve zafer dolu, özgürlük tutkusu, azimli, yenilikçi ruhlu, milletleri kendisine aşık edecek!

Sevgili canlar devamı yarınki bölümde…

Sevgiyle kalın..

 

Kaan SARIAYDIN

Bu gönderiyi paylaş

Comments (11)

  • İrfan Bilgili

    Merhaba Kaan Hocam,

    bize yıllarca ceşitli platformlarda verdiğiniz değerli bilgiler sayesinde bugünümümüzü güven zemini üzerine alarak geleceğimizi ve vizyonlarımızı şekillendirme olanağı verdiğinizden dolayı size derin şükran ve minnet (Dankbarkeit) duygularımı gönderiyorum. Benim için plandeminin en iyi yan etkilerinden biri, sizi tanıyıp bilgilerinizden yararlanmak oldu. Size, ekibinize çok teşekkür ve minnet borçluyum. İyi ki varsınız.

    Benim bakış açıma göre, ilminizle bilginizle bilim ve çözüm üretiyorsunuz.
    (Nice profesörler var ki, ilimsizlikleriyle bilgi kirliliği yayıyorlar)

    Bir terazinin bir kefesine sizin bilgileriniz, diğer kefesine formatlanmış 1000 profesörlerin bilgisi koyulsa, görüntü sanırım yaklaşık şöyle olur:
    Bir kefede 1kilo altın ( = Kaan Sarıaltın) diğer kefede 10 gram kitap tozu ( = 1000 kere Prof. Dr. Dr. Kara Cahil)

    Nice bilim adamı gördüm, ünvanı makamı yok.
    Nice profesörler gördüm, ilmi irfanı yok.

    Ünvan sahibi olmak, kişiyi kara cahillikten kurtaramıyor (Çin atasözü)

    Halkların yüde 90nının çıkarları ve paraları tanrılaştırmış olduğu bir toplum, ancak çıkarları ve paraları ölünce düşünme ihtiyacı duyarak canlanmaya başlama olanakları olur.

    Noel bayramı tatilinden önce (17-18 dezember) biraz uzun olan yılbaşı tatilimiz var. Bu tatil sonrasında da sizi Türkiye’den desteklemeye devam edebilirsek ne mutlu bize.

    İyi ki varsınız. Dualarımızla sizinleyiz. Yüzünüz hep güleç, kalbiniz rahat, gönlünüz ferah olsun.

    Size, ekibinize derin şükran ve minnetle

    Selam, saygı, sevgi ve en iyi dileklerimi gönderiyorum

    (Münih Üniversitesi teorik dilbilimi bölümü araştırma görevlilerinden yapay zeka yazılım dili prolog programlayabilen, Oracle-bilgi bankası ve sözlük uzmanı)
    Bülent Ceylan diyarından Alamancı Arif

    14 Aralık 2021 , 20:25
  • Baykuş

    üstad Tv de Pür Dikkat çişimiz Gelsede WC ye bile gidemediğimiz Günleri Özledik .

    çokk Beklettınız kim Doğruyu Söylemeye Çıksa Hemen Tv lerden İndiriyorlar..
    hakkı savunanlara bu zulum nedir..

    10 Aralık 2021 , 01:59
  • Yusuf Kılıççeri

    Hayali refah denilen dönemde de mevcut hükümeti savundunuz. Şimdi de iktisadi süreci yönetemeyen hükümetin IMF gelince yapacağı şeyleri kendi eli ile yapmasına destek oluyorsunuz. 300 dolar altında çalışan milyonlarca insan. 3 lira ekmek, 100 lira yağ… Bunlar temel ihtiyaçlar. Artık buna da ulaşamayacak halk. Çocuklar süt içemeyecek, et yemeyecek. Sömürü düzeni. İktidar tasarruf etmiyorken sabrı halktan beklemek? Allah var, bu makul iş değil. İhracat ihracat ihracat… Türk ürünleri alamayacak durumda. Temel ürünleri yurt dışına peşkeş çekme düzeni. Yüksek teknoloji ihracımızın yıllara göre oranını açıklamaya yüzünüz var mı? Orta gelir yok edildi. Bunlara ürün satan firmalar da yok olacak. Yurt dışına mal satma imkanı olmayan çiftçi ürününü fakir halka maliyetinden bile satsa o mala alıcı bulamayacak. İhracat ekonomisi kırılgandır. Sana daha kolay yaptırım ıygulayabilirler. Yarın Batı sana ambargo koysa o fiyatlardaki ürünleri içeri satamazlar. Paramızla çanta yapıp sattırtmaları tek ambargoya bakar. Türkler Çin kavmi gibi köle değildir. Olmayacaktır. O boyunduruğu kesip atacağız. 3 5 ihaleci, İngiliz uşağı Bea ve Katar’a tepsi ile sunulan bir ülke olmamalı. Garanti geöiş ücretleri hemen tl’ye çevrilmeli. Müteahhitler elindeki birikmiş sermayeleri ile artık başka alanlara yönelmeli. Garibana şükür devri bitmeli. Sahipler(!) de elini taşın altına koymalı.

    9 Aralık 2021 , 18:57
  • Fulya korkmaz

    Selam. Paylasimlariniz icin tsk ederiz. Dualarimiz, Hak ile olanlar icin ve Hak ile olabilmek icin. Bu devlete ve millete de, bu cağda gorev düştü gorunuyor. Allah yardimcimiz olsun. Hepsi aşilacak Allah izni ile.

    9 Aralık 2021 , 09:20
  • Sadi Endiz

    OECD’nin ihracatın içindeki ithalat payı araştırmasına göre Türkiye yüzde 16.5 oranı ile en iyi ilk 20 ülke arasında yer aldı. Söz konusu oran Euro Bölgesi’nde de aynı seviyede bulunurken, Almanya’da yüzde 20.3, Çin’de yüzde 16.7, İspanya’da yüzde 21.6, Fransa’da yüzde 22.1 olarak belirlendi.

    9 Aralık 2021 , 00:29
    • Sadi Endiz

      İhracatımız ithalata bağımlı” yaklaşımının temelsiz olduğu ortaya çıktı. OECD’nin ihracatın içindeki ithalat payı araştırmasına göre Türkiye %16.5 ile en iyi 20’de ve Almanya, Fransa, İtalya‘dan iyi durumda

      9 Aralık 2021 , 00:31
    • Dafi muin

      Feto

      16 Aralık 2021 , 00:01
  • Uğur

    Ahmaklar hariç Dünyada iki gücün savaştığını bilmeyen kalmadı. Kimileri buna küreselciler/ kapitalistler… kimleri de küreselciler/ ulus devletleri… Kimleri lusiferyan/ kitap ehli diye bilir. Gelinen nokta dünyanın tek terdarik merkezi Çin üzerinden yürüyemiyeceği gerçeğidir. Zaten suni tenefüsle yaşatılmaya çalışılan Dünya ticaretinin tekelleşmiş Çin (küresel çetenin bu günkü ini) gibi bir sapkın, zalim bir ülkeye birakalimiyacağı gerçeğidir. Devletimizin Yeni ekonomi stratejisinin ülke içinden çok Dünya’nın geri kalan yarısının destekleyeceği gerçeğini unutmamak gerek. En basitinden Samsundaki Eti Bakır izabe tesisinin üzerine Siirt’te kurulan Çinko izabe tesisi ki çok önemli ve davami geleceğine olan inanç gelecek açısından umut verici gelişmeler. Halbuki Devletimiz bu günlere çoklu plan, starateji, mavi boncuk dağita dağıta ile gelmiştir. Görünüşte Çin’in ipek yolu projesi için yapıldığı söylensede ki bu Kaan beyin dediği gibi Türk yolu için yapılmış onlarca tünel,köprü.. yol,liman, hava limanları,demir yolları… 80 ilde 325 sanayi bölgesi,Türk Devletler Birliği, Afrika açılımı ki bu günlerde Körfez ülkeleri açılımı meyvelerini en kısa sürede vermeye başlayacaktır. Madenler, hidrokarbon, petrol vs… Ekonomik yol hattımız muazzam. Benim asıl sabırsızlıkla beklediğim önce meclisteki teröristlerden sonra boğazdaki kukla alçaklardan medyada it sürüsünden ki hafif bir tabir. Bunlar hainoğlu hain, münafık sürüsüne yapılacak paketleme oprasyonudur. Önümüzdeki kısa sürede girecegimiz gerçeğidir. Unutmadan sadece TOGG ki ben onun açılımının Türk Organize Güç Gösterisi olduğuna inanıyorum. Ne cari açık bırakır nede bir döviz problemi. En güzeli bu dünya için herşeyi evlatlarımız torunlarımız için desturudur. Ahiret içinde çalışmak boş durmamaktır.

    8 Aralık 2021 , 21:37
  • Selcuk Binici

    Süpersiniz abim

    8 Aralık 2021 , 20:57
  • Selcuk Binici

    Tessekürler ederiz güzel bilgiler icin

    8 Aralık 2021 , 20:56
  • Metin Yılmaz

    Haklısın ustat

    8 Aralık 2021 , 19:15

Yoruma kapalı.