Mezarlık…

MEZARLIK

Bir kez daha sosyal medya üzerinden
sizlerin bayramını en içten duygularımla
kutlar, hayırlara vesile olmasını temenni
ederim.
Son zamanda değişen dünya olayları
insanımızı farklı düşüncelere sevk etmekte
olduğunu biliyordum. Bu konu üzerine
toplumda teorisel bazı kaotik bilgiler
dolaşmakta ve insanlık tedirginlikler
içerisinde derken kurban yorgunluğu ile
ailecek bir film izleyelim diye karar verip
film ararken oyuncu Birce Akalay, Olgun
Toker, Şehsuvar Aktaş, Tevfik Akbaşlı gibi
değerli sanatçıların rol aldığı “Mezarlık”
film serisinden DÜĞÜM bölümünü izledim.

Oyuncuları tebrik ediyorum. Muhteşem bir
senaryo. Senaryoda kimyasal elementler
üreten yabancı bir firmanın toprağı nasıl
zehirlediğini anlatılıyor ve bu durumu
ifşa etmek için çaba sarf eden bir
gazeteciden bahsediliyor. İzlemenizi
tavsiye ederim.
O zaman bazı gerçekleri daha net anlamış
olursunuz.

Biraz da kendi yorumumu katmak
istiyorum; hak ile batıl diye bir söz var
bilirsiniz, hayır ile şer gibi. Evet, dünyayı
yok etmek isteyen, yeni bir dünya
yaratmak isteyen bir güruh var.
Bu bir gerçek. Toprağı zehirleyen,
insanı zehirleyen, havayı zehirleyen bir
güruh var. Ama bir de kurban bayramının
rahmeti var. Allah yoluna kesilen
kurbanların gök semada meleklere tesbihi
var.

Yaşı 40 ila 60 arası olan kardeşlerim,
büyüklerim bilirler kurban bayramlarında
hemen hemen hangi ay olursa olsun kışın
kar, diğer mevsimler yağmur hep yağar.
Bu niyaza 3’ler kapısı denir. Kul ile Allah
niyazına kesilen kurbanların, yapılan
duaların gök kubbede meleklerin tesbih ile
şükrüdür. Yani şeytan ve avareleri
istedikleri kadar zehirlesinler dünyayı
Allah rahmetiyle yıkar
Muhammedül alemi…

Tekrar bayramınız mübarek olsun.

Kaan Sarıaydın

Bu gönderiyi paylaş