Türk Beklenendir!!!

Cennet ülkemin yegâne çok değerli insanları. Sizleri saygıyla selamlar, herkese huzur, mutluluk ve sağlık dilerim.

Değerli Mavi Gazetem okuyucuları; bir söz paylaşmak isterim sizlerle. Sizler, bizim sesimiz ve kulağımızsınız. Biz sizlerle varız ve de sizlerin sayesinde sesimiz duyulacak. Yani bizler Türkiye ve Türk milleti bir bütünüz ve ayrılamayız. Şöyle bir hikâye var; bana ilham kaynağı olmuştur her zaman. Bir ayakkabılı ve bir de ayakkabısız çocuk varmış. O ayakkabısız çocuk ayakkabılı çocuktan daha fazla ve daha uzun koşarmış. Bizler o ayakkabısız çocuğuz. Onun için gaflete gelmeden iyi adımlar atarak güzellikle ilerleyip başarmamız gerekmektedir.

Saygıdeğer Mavi Gazetem okuyucuları; bir şey sormak istiyorum sizlere. 100 yıl öncesiyle şuan arasında ne fark var? Şöyle bir fark var. Esas olay 1760’larda başlıyor. Balina çok değerli ve elde edilmesi çok zordur. Yani gemiler, tahtadan malzemeler o kadar iyi değildir. Ve petrolü keşfederler. Ama bir sorun vardı. Bütün petrol üzerinde Osmanlı oturuyordu. Ne yapalım ne edelim, Osmanlı’nın yıkılması için başlarlar planlarını tertip etmeye. Tabi ki sadece bu işin bunların planlarıyla değil, Osmanlı’nın da kendi hatalarıyla birlikte olması gerekiyordu. Böylece Osmanlı biter gider, petrol adamların eline geçer, sadece bununla kalmayıp bizim olan topraklar da petrolle İngiltere’ye Amerika’ya Fransa’ya uçar gider. Bizler de bakakalırız…

Bu 100 yıl önceydi. Şimdi şunlar var elimizde; Kıbrıs’taki gaz yatakları ve petrol yatakları en can alıcı nokta. Ama dahası da var, SİHA’lar!!!! Daha adını bilmediğimiz çok çalışmalar var ve yavaş yavaş gün ışığına çıkıyor. Ama bilinmesi gerenken en önemli şeyler; sabır, inanmak, birlik, dirlik ve mücadele. İşte o zaman o ayakkabısız çocuk olarak koşarız. Hem de Türkiye Cumhuriyeti ve de Türk milleti olarak. İşte o zaman Sincar’daki katliama, Myanmar’daki zulme, Afirkada’daki katliamlara dur diyebiliriz. İşte o zaman varoluşumuzun meyvelerini toplar, yetimlere öksüzlere ipekten kaftan giydirebiliriz. Yemen’deki o çaresiz çocuklara yemek veririz, su oluruz, ilaç oluruz.

İslâm aleminin sancağını sadece gönlümüzde değil, istediğimiz her yere dikeriz…

Sizleri sonsuz salgıyla selamlar, her şey gönlünüzce olsun dilerim…

 

Kıbrıslı ALİ

Bu gönderiyi paylaş

Comments (3)

  • İrfan Bilgili

    İnsana değer veren, adil tutumuyla mazlumlara merhamet, zalimlere dur diyebilecek cesur insanların ve toplulukların olması gönlümdeki huzuru, sevinci artırıyor.

    Yaşadığımız süreç altın çağa girişin doğum sancıları olduğunu öğrendik. Öğretenlere minnettarız. Gönlünü hep iyiliklerle, güzelliklerle dolduran insandan, kötülükler hızlıca dökülüyor, tıpkı altına dönüşen paslı bir metalden pasların hızlıca dökülüp yok olduğu gibi.

    Kıbrıslı Ali Bey, sizi, yazış üslubunuzdan 1918’den 1928’e kadar Mannheim ve Darmstadt’ta kimya ve ekonomi tahsili gören, daha sonra 1928’de Türkiye’ye (Mersin’e) dönen Muammer Tuksavul’a benzetiyorum (Eine bittere Freundschaft adlı kitabı var).

    Gönlünüze, kalem tutan ellerinize sağlık. Derin ilminiz önünde saygıyla şapka çıkarıyorum.

    Plattformdaki tüm yazarları derin minnetle severek, sevinerek okuyorum. Biliniz ki, seviliyor ve sayılıyorsunuz. Gönlünüz rahat, kalbiniz huzurlu olsun, iyi ki varsınız. Gönlümüz ve dualarımız sizinle.

    Selam, saygı ve en iyi dileklerimle

    10 Aralık 2021 , 01:00
  • Metin Yılmaz

    Yüce Allah sizleri korusun

    9 Aralık 2021 , 21:39
  • Bünyamin DOĞAN

    Türk Yıllardır Beklenendir
    Yeri gelir menemenden yeri gelir Suriye den yeri gelir ötukenden
    Bizler Bu Vatanı canımız uğruna İlelebet Muhafaza Edecek Evlatlariyiz

    9 Aralık 2021 , 18:45

Yoruma kapalı.